Kan Şekeri Düşmesinin Nedenleri?

Aç kaldığınızda aşırı sinirlilik, tahammülsüzlük, sıkıntı hissi, terleme, baş dönmesi, çarpıntı, fenalık hissi, iç çekilmesi, yemek sonrası uyku ve tatlıya aşırı düşkünlük kan şekeri düşüklüğünde en sık görülen belirtiler olmakla beraber; bunların yanı sıra halsizlik, uzun süreli yorgunluk, mutsuzluk, kilo kontrolünde güçlük yaşanması, sık acıkma gibi şikayetler de kan şekeri düşüklüğünde görülen diğer belirtilerdir.
Kan şekerinin düşmesinin nedenlerinden bahsetmeden önce bu sorunun insan sağlığı için önemini vurgulamakta fayda var. Beynimizin neredeyse tek yakıtı gıda ve içeceklerde bulunan glikozdur. Bu nedenle özellikle beyinsel fonksiyonlarımızın sağlıklı bir şekilde yürümesi için kan şekerimizin belli bir seviyede tutulması gerekir. Bu tüm sağlığımızı olumlu yönde etkileyecektir. Aslında vücudumuz bunun için pek çok mekanizma geliştirmiştir. Özellikle açlık halinde vücutta ki depolarımızdan veya glikoza dönüşebilen diğer maddelerden glikoz edinebiliriz. Elbette bunun bir sınırı var. Bu sınırlar aşıldığında bir çok sorun meydana gelecektir.
Kan şekeri düşüklüğü için en çok dikkat etmemiz gereken hasta grubu şeker hastalığı tedavisi gören (ağızdan içilen haplar ve / veya İnsülin tedavisi alan hastalar) hastalar olmalıdır. Şeker hastalığı tedavisi gören hastalarımıza bizim her şeyden önce ısrarla söylediğimiz konu mutlaka öğün saatleri ve öğün aralıklarının çok düzenli olması gerektiğidir.
İlaç tedavisi ve / veya insülin tedavisi altında olan hastalarımızın bu konuya yeterince hassasiyet göstermemeleri son derece hayati bazı sonuçlara neden olabilir. Çünkü öğün saat ve aralıkları düzenli olmazsa alınan ilaçların etkisiyle kan şekeri düşebillir ve nadiren de olsa dönüşü olmayan bazı sağlık sorunlarına neden olabilir.
Bunun dışında toplumda oldukça sık görülen kan şekeri düşüklüğü nedenlerinden biraz bahsedelim. Bu sağlık sorununun sık görülmesinin sebepleri olarak toplumsal yeme alışkanlıklarımız ve ailesel öz geçmişimizle ilişkilendirmek çok da yanlış olmaz.
Geleneksel Türk mutfağında özellikle mükellef yenen akşam yemekleri, daha akşam sofrasından kalkmadan yenen tatlılar, aradan hiç vakit geçmeden yenen meyveler, yine hemen arkasından ortaya çıkarılan kuru yemişler her ne kadar kulağa hoş gelse, bizi baştan çıkarsa da maalesef hiç doğru olamayan bir beslenme şeklidir. Bu şekilde beslenme öncelikle kilo artışını getirecek, ardından da kan şekeri düşüklüğünden başlayarak basamak basamak bizi şeker hastalığına götürebilecektir.
Unutmayın! İdeal kilonun üstünde olunduğunda ortaya çıkan kan şekerindeki dengesizlikler ve kan şekeri düşüklükleri ve şeker hastalıklarının en önemli tetikleyicilerindendir. Kişi kan şekeri düşüp açlık hissi duydukça şekerli ve karbonhidratlı gıdalara daha çok yönelecek ve sonrasında kan şekeri daha da düşecek. Kan şekeri düştükçe yemeğe devam edecek ve bu kısır döngüde hızla kilo almaya devam edecek. Sonuç olarak geriye yağlı ve kilolu bir vücut kalacak. Bu yüzden öncelikle fazla kilolardan kurtulmak gerek.
Hareketsiz bir yaşam da bu sorunun tetikleyen nedenlerindendir. Yapılan düzenli yürüyüşle veya vücudumuzun el verdiği ölçüde yapılacak egzersiz, metabolizmanızın kontak anahtarının çevirerek sistemin düzenli ve dengeli çalışmasını sağlar. Bu nedenle mutlaka yapabildiğiniz niyette hareket etmeye çalışınız.
Ailesinde şeker hastalığı olanlar maalesef kan şekeri düşüklüğü ve şeker hastalığı için doğuştan biraz daha şanssızdırlar. Çünkü bu bireylerde şeker metabolizması ile ilgili hastalıklara maalesef daha sık rastlıyoruz. Genlerimizi değiştiremediğimize göre tedbirleri almamız gerek. Bu konuda size bir de iyi haber vermek gerekir. Şayet kilo kontrolünü sağlar, düzenli yürüyüş yapar, düzenli beslenir, yani pankreasınıza iyi davranırsanız risklerinizi azaltırsınız.
Bununla birlikte çok hızlı kilo alıp verenler, bazı tiroid bezi, karaciğer, böbrek, hipofiz bezi hastalılarında da kan şekeri bozuklukları görülebilir. Bu nedenle kan şekeri düşme hissini veren belirtileriniz varsa öncelikle mutlaka bir hekime başvurmanız gerekir. Nedenleri konusunda gerekli tıbbi araştırma ve sonrasında tedavi yapılması gerekir.
Hipoglisemi tedavisinde, özellikle reaktif hipoglisemi önlemesinde insülin direncini kırmak oldukça etkili bir yoldur. Bu nedenle kullanılacak ilaçlar faydalı olacaktır. Ancak beslenme alışkanlıklarınızda olumlu yönde değişiklikler yapılmaz, uzak durulması gereken gıdalar alınır, öğün aralıklarına dikkat edilmezse ilaç tedavisinden yeterince faydalanmanız mümkün değildir.

Sağlıkla kalın...


Dr. Şadiye Kutbay